Samanyolu’nun merkezinde şaşırtan keşif: Su ve kozmik toz hayatta kalıyor

James Webb Uzay Teleskobu, Samanyolu’nun merkezindeki süper kütleli kara deliğe oldukça yakın bir bölgede su ve kozmik toz tespit etti. Keşif, yıldız ve gezegenlerin yapı taşlarının düşünüldüğünden çok daha zorlu ortamlarda varlığını sürdürebildiğini gösteriyor.

Onur Aydın
GÜNCELLENDİ: 04 September 2026, 12:09
Samanyolu’nun merkezinde şaşırtan keşif: Su ve kozmik toz hayatta kalıyor

NASA, ESA ve Kanada Uzay Ajansı tarafından işletilen James Webb Uzay Teleskobu, galaksimizin merkezindeki aşırı koşullara ilişkin dikkat çekici bir keşfe imza attı. Uluslararası araştırma ekibi, Samanyolu’nun merkezindeki Sagittarius A* adlı süper kütleli kara deliğin yakınında bulunan IRS 3 yıldızını inceledi.

Yaklaşık 72 milyon yaşındaki IRS 3, Sagittarius A*’dan yalnızca 0,55 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. Güneş’in yaklaşık altı katı kütleye sahip olduğu hesaplanan yıldız, yaşamının sonlarına yaklaşırken güçlü yıldız rüzgârlarıyla çevresine büyük miktarda gaz ve toz yayıyor.

Su ilk kez açık biçimde tespit edildi

Araştırmacılar, James Webb’in Orta Kızılötesi Aygıtı MIRI ile IRS 3’ten gelen ışığı analiz etti. İncelemeler sonucunda yıldızın çevresindeki geniş gaz ve toz zarfında oksijen bakımından zengin silikat tozu belirlendi. Aynı bölgede ilk kez suyun izlerine de açık biçimde rastlandı.

Samanyolu’nun merkezinde şaşırtan keşif: Su ve kozmik toz hayatta kalıyor

Bu sonuç, yoğun radyasyonun hâkim olduğu galaksi merkezlerinde moleküler maddelerin parçalanmadan varlığını sürdürebildiğini ortaya koydu. IRS 3’ün daha önce karbon bakımından zengin bir yıldız olabileceği düşünülüyordu. Webb’in ayrıntılı kızılötesi verileri ise yıldızın gerçek kimyasının oksijen ağırlıklı olduğunu gösterdi.

Toz bulutu 10 bin astronomik birime uzanıyor

Gözlemler ve bilgisayar modelleri, IRS 3’ü çevreleyen tozun katmanlı bir yapı oluşturduğunu gösteriyor. Bu yapı yıldızdan yaklaşık 10 bin astronomik birim uzaklığa kadar uzanıyor. Tozun sıcaklığı yıldıza yakın bölgelerde yaklaşık 1200 Kelvin’e ulaşırken dış katmanlarda 100 Kelvin seviyesine kadar düşüyor.

Bilim insanlarına göre keşif, yaşamlarının sonuna yaklaşan yıldızların galaksilerin merkezlerini yeni maddelerle beslemeyi sürdürebileceğini kanıtlıyor. Bu maddeler daha sonra yeni yıldızların ve gezegenlerin oluşumunda kullanılabiliyor. Böylece galaksi merkezlerinin, daha önce düşünüldüğü kadar verimsiz ve tamamen yıkıcı ortamlar olmayabileceği anlaşılıyor.

Onur Aydın

Onur Aydın

Genel Yayın Yönetmeni

Tekno Sokağı ekibinde teknoloji dünyasındaki en son gelişmeleri analiz eden ve okurlarımıza tarafsız bir şekilde aktaran deneyimli bir yazarımızdır.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!