İnsanların kaygılı, dışa dönük, uyumlu ya da maceracı olmasında genlerin ne kadar etkili olduğu uzun süredir araştırılıyor. 1 milyondan fazla genomu inceleyen bilim adamları, kişilik özellikleriyle bağlantılı 1.260 genetik işaret belirledi.
Araştırmada 46 ayrı çalışmadan elde edilen veriler kullanıldı. Bilim adamları ayrıca binlerce kardeş ile ebeveyn ve çocuk çiftinin genetik verilerini karşılaştırarak çevresel koşulların sonuçlar üzerindeki etkisini de değerlendirdi. Tespit edilen 1.260 genetik işaretin yaklaşık üçte ikisinin daha önce bilinmediği belirtildi.
Kişilik tek bir gene bağlı değil
Araştırmanın sonuçları, kişiliğin yalnızca birkaç gen tarafından belirlenmediğini gösterdi. Bunun yerine çok sayıda küçük genetik farklılığın birlikte etkili olduğu ortaya konuldu. Bilim adamlarına göre bu genetik farklılıkların etkisi kişinin yaşadığı çevreye ve deneyimlerine göre değişebiliyor. Yaygın genetik varyasyonların insanlar arasındaki kişilik farklılıklarının yaklaşık yüzde 5 ila 10’unu açıklayabildiği ifade edildi.
Araştırmacılar, bu oranın kişiliğin yüzde 5 ila 10’unun genetik olduğu anlamına gelmediğine de dikkat çekti.

Genetik etkinin yüzde 96’sı doğrudan DNA ile bağlantılı
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de kişilik üzerindeki genetik etkinin kaynağı oldu. Kardeşler ile ebeveyn ve çocuklar arasında yapılan karşılaştırmalarda, kişilik özelliklerinde görülen genetik etkinin yaklaşık yüzde 96’sının doğrudan DNA ile ilişkili olduğu sonucuna ulaşıldı.
Aynı aile ortamında büyüyen kardeşlerin benzer koşullara sahip olmalarına rağmen oldukça farklı kişiliklere sahip olabilmesi de bu sonuçla ilişkilendirildi.
Dışadönüklükle bağlantılı 258 varyant bulundu
Bilim adamları yaklaşık 10 milyon genetik varyasyonu inceleyerek psikolojide “Büyük Beşli” olarak bilinen dışadönüklük, uyumluluk, sorumluluk, nevrotiklik ve deneyime açıklık özelliklerinin genetik temellerini araştırdı. Çalışmada yalnızca dışadönüklükle bağlantılı 258 genetik varyant tespit edildi. Bu sayının daha önce belirlenen varyantların yaklaşık 15 katı olduğu aktarıldı.
Dışadönüklüğe genetik olarak daha yatkın kişilerde kaygı, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu riskinin daha düşük olduğu görüldü.
Sorumluluk özelliği yaşam alışkanlıklarıyla bağlantılı
Araştırmada sorumluluk özelliğinin de bazı yaşam biçimleriyle ilişkili olduğu belirlendi. Bu özelliğe genetik olarak daha yatkın bireylerin egzersiz yapma, daha düşük kalorili besinleri tercih etme ve daha düzenli uyuma olasılıklarının daha yüksek olduğu tespit edildi.
Nevrotiklik birçok psikiyatrik durumla ilişkilendirildi
Nevrotiklik olarak tanımlanan duygusal istikrarsızlık eğiliminin ise 10 farklı psikiyatrik bozuklukla bağlantılı olduğu görüldü. Yüksek nevrotiklik genetik profiline sahip kişilerde daha yüksek vücut kitle indeksi ve daha fazla sigara kullanımı gibi özellikler de gözlendi.

Bilim adamları ayrıca nevrotiklikle bağlantılı genetik farklılıkların beyin hücrelerinde daha aktif olduğunu belirledi. Ancak serotonin sistemiyle güçlü ve doğrudan bir genetik bağlantı tespit edilemedi.
Eşler arasında genetik kişilik benzerliği çıkmadı
Çalışmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de çiftlerle ilgili oldu. İnsanların bazı özelliklerde kendilerine genetik olarak benzeyen eşleri tercih edebildiği bilinse de kişilik özelliklerinde aynı durumun geçerli olmadığı görüldü.
Araştırmada eşlerin kişilikle bağlantılı genetik profillerinin büyük ölçüde rastlantısal olduğu belirlendi. Buna karşılık çiftlerin gerçek kişilik özelliklerinde, özellikle deneyime açıklık bakımından zaman içinde benzerlik oluşabildiği ifade edildi.
Yorumlar (0)