Elinden telefonu düşürmeyenler dikkat: Her anı kaydetmek sandığınız kadar masum olmayabilir

ABD’de 892 kişinin katıldığı yedi ayrı deney, yaşanan anları sürekli fotoğraf veya ekran görüntüsüyle kaydetmenin hafıza üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine işaret etti. Binghamton Üniversitesi araştırmacıları, telefonla kayıt alma sırasında dikkatin deneyimden uzaklaşabileceğini ve beynin bilgiyi daha sonra hatırlamak için daha az çaba gösterebileceğini belirledi.

Onur Aydın
GÜNCELLENDİ: 07 September 2026, 13:13
Elinden telefonu düşürmeyenler dikkat: Her anı kaydetmek sandığınız kadar masum olmayabilir

Akıllı telefonlarla birlikte neredeyse her anı fotoğraflamak, video çekmek veya ekran görüntüsü almak günlük hayatın sıradan bir parçasına dönüştü. Ancak ABD’de yürütülen yeni bir araştırma, anları sürekli kayıt altına alma alışkanlığının yalnızca deneyimin yaşanma biçimini değil, hafızada nasıl yer ettiğini de etkileyebileceğini ortaya koydu.

Akıllı telefonlarla birlikte neredeyse her anı fotoğraflamak, video çekmek veya ekran görüntüsü almak günlük hayatın sıradan bir parçasına dönüştü. Ancak ABD’de yürütülen yeni bir araştırma, anları sürekli kayıt altına alma alışkanlığının yalnızca deneyimin yaşanma biçimini değil, hafızada nasıl yer ettiğini de etkileyebileceğini ortaya koydu.

892 kişiyle yedi farklı deney

Binghamton Üniversitesi’nden araştırmacıların yürüttüğü çalışmada toplam 892 kişinin katıldığı yedi ayrı deney gerçekleştirildi. Araştırmacılar, katılımcıların bir olayı doğrudan deneyimlemesi ile o anı telefon aracılığıyla kaydetmesi arasındaki farkı inceledi.

Deneylerin bazı bölümlerinde katılımcılara farklı sanat eserleri gösterildi. Katılımcıların bir bölümünden eserleri yalnızca incelemeleri, diğer bölümünden ise gördükleri eserlerin ekran görüntüsünü almaları istendi.

Daha sonra yapılan hafıza testlerinde, eserleri yalnızca inceleyen katılımcıların gördükleri görselleri daha doğru ve ayrıntılı şekilde hatırladığı belirlendi.

892 kişiyle yedi farklı deneyBinghamton Üniversitesi’nden araştırmacıların yürüttüğü çalışmada toplam 892 kişinin katıldığı yedi ayrı deney gerçekleştirildi. Araştırmacılar, katılımcıların bir olayı doğrudan deneyimlemesi ile o anı telefon aracılığıyla kaydetmesi arasındaki farkı inceledi.Deneylerin bazı bölümlerinde katılımcılara farklı sanat eserleri gösterildi. Katılımcıların bir bölümünden eserleri yalnızca incelemeleri, diğer bölümünden ise gördükleri eserlerin ekran görüntüsünü almaları istendi.Daha sonra yapılan hafıza testlerinde, eserleri yalnızca inceleyen katılımcıların gördükleri görselleri daha doğru ve ayrıntılı şekilde hatırladığı belirlendi.

Telefon ekranı dikkati değiştirebilir

Araştırmacılar, ortaya çıkan sonucun yalnızca fotoğrafın kendisini hatırlamakla ilgili olmadığını vurguladı. Telefona kayıt yapılan sırada kişinin dikkatinin yaşanan olaydan uzaklaşarak cihazın ekranına yönelmesinin de hafıza sürecini etkileyebileceği belirtildi.

Araştırmanın başyazarı psikolog Sophia Fabrizio, deneyimlerin telefon aracılığıyla kaydedilmesinin beynin bu bilgileri hafızaya aktarma biçimini değiştirebileceğini ifade etti.

Buna göre kişi yalnızca fotoğrafını çektiği görüntüyü değil, o görüntünün içinde bulunduğu olayın diğer ayrıntılarını hatırlamakta da daha fazla zorlanabilir.

Telefon ekranı dikkati değiştirebilirAraştırmacılar, ortaya çıkan sonucun yalnızca fotoğrafın kendisini hatırlamakla ilgili olmadığını vurguladı. Telefona kayıt yapılan sırada kişinin dikkatinin yaşanan olaydan uzaklaşarak cihazın ekranına yönelmesinin de hafıza sürecini etkileyebileceği belirtildi.Araştırmanın başyazarı psikolog Sophia Fabrizio, deneyimlerin telefon aracılığıyla kaydedilmesinin beynin bu bilgileri hafızaya aktarma biçimini değiştirebileceğini ifade etti.Buna göre kişi yalnızca fotoğrafını çektiği görüntüyü değil, o görüntünün içinde bulunduğu olayın diğer ayrıntılarını hatırlamakta da daha fazla zorlanabilir.

Beyin bilgiyi telefona emanet edebilir

Araştırmada dikkat çekilen olası mekanizmalardan biri ise “bilişsel yük aktarımı” olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşıma göre beyin, bir bilginin telefon gibi dışsal bir kaynakta kayıtlı olduğunu bildiğinde, söz konusu bilgiyi kendi hafızasında tutmak için daha az çaba harcayabiliyor.

Beyin bilgiyi telefona emanet edebilirAraştırmada dikkat çekilen olası mekanizmalardan biri ise “bilişsel yük aktarımı” olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşıma göre beyin, bir bilginin telefon gibi dışsal bir kaynakta kayıtlı olduğunu bildiğinde, söz konusu bilgiyi kendi hafızasında tutmak için daha az çaba harcayabiliyor.

Bu durum özellikle önemli veya duygusal anlarda daha dikkat çekici hale gelebilir. Kişinin yaşanan ana odaklanmak yerine sürekli fotoğraf çekmeye, ekran görüntüsü almaya veya kaydı kontrol etmeye çalışması, deneyimin ayrıntılarının zihinde işlenmesini sınırlayabilir.

Bu durum özellikle önemli veya duygusal anlarda daha dikkat çekici hale gelebilir. Kişinin yaşanan ana odaklanmak yerine sürekli fotoğraf çekmeye, ekran görüntüsü almaya veya kaydı kontrol etmeye çalışması, deneyimin ayrıntılarının zihinde işlenmesini sınırlayabilir.

Araştırmacılar bu nedenle her anı telefonla belgelemek yerine bazı anlarda cihazı bir kenara bırakıp deneyime doğrudan odaklanmanın hafıza açısından daha faydalı olabileceğine dikkat çekiyor.

Araştırmacılar bu nedenle her anı telefonla belgelemek yerine bazı anlarda cihazı bir kenara bırakıp deneyime doğrudan odaklanmanın hafıza açısından daha faydalı olabileceğine dikkat çekiyor.
Onur Aydın

Onur Aydın

Genel Yayın Yönetmeni

Tekno Sokağı ekibinde teknoloji dünyasındaki en son gelişmeleri analiz eden ve okurlarımıza tarafsız bir şekilde aktaran deneyimli bir yazarımızdır.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!